Ruhr Veliler Birliği - ELTERNVEREIN RUHR e.V.
  Toplumsal sorumluluk...
 

Medya ve Toplumsal Sorumluluk

Dr. Ali Sak

10 ocak 2008

Alman medyasının genelde ve Bild gazetesinin özelde popülizm yüklü yayınlarını üzüntüyle takip etmekteyiz. Tirajlarını artırmak açısından anlayışla karşılayabileceğimiz bu tür yayın politakısını, toplumdaki değişik gruplar arasında düşmanlığı yaymak için kullandıkları an tüm demokratların karşı gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok değil bundan bir buçuk sene önce (7.4.2006) Bild gazetesinde gene aynı amaçla üzüntü ve kaygıyla şu başlıkları okumuştuk:

„Yabancılar politikasındaki gerçekler“.

Bu başlık altında yabancıların

(1) eğitimsiz,

(2) suçlu oranı yüksek,

(3) yetirince almanca bilmezler ve getolarda yaşarlar,

(4) işsizler ve sosyal kasaları soyuyorlar

(5) müslüman kültüre sahipler ve camilerde sürekli kin ve nefret  vaazları veriyor ve aynı zamanda terörizmi destekliyorlar.

 

Tüm bunları okurlarına sıralarken sadece doğruluk/dürüstlük problemleri çözmede yardımcı olur diyorlar. Dürüstçe gerçekleri konuşalım diyorsunuz o zaman konuşalım sayın Diekmann (Bild gazetesi genel yayın yönetmeni).

(1) Yabancılar eğitimsiz diyorsunuz. Neden sadece yabancıların değil aynı zamanda almanların „sosyal zayıf“ dediğimiz kesimininde eğitim problemi olduğunu ve bunun bilhassa almanyanın eğitim sisteminden kaynaklandığını söylemiyorsunuz?

 

(2) Yabancıların ve bilhassa yabancı gençlerin suç oranı yüksek olduğunu söylüyorsunuz. Bilhassa alman kökenli rusların nüfusunun sadece yüzde 3 olmalarına karşılık tüm şiddet olaylarının yüzde 10’undan sorumlu oldukları söylemiyorsunuz? Neden suçluluk oranlarını karşılaştırırken yabancılırın işledikleri suçlarn üçte birinin yabancı yasasından kaynaklandığını söylemiyorsunuz? Neden işci kökenli dediğimiz göçmenler arasında suçluluk oranının Almanlardan daha az olduğunu söylemiyor ve yabancılardaki suç oranlarının Almanya'da kalma sürelerine göre arttığını  gizliyorsunuz?

 

(3) Yabancılar yeterince almanca bilmezler ve getolarda yaşıyorlar diyorsunuz. Söylermisiniz neden Alman kökenli rus kardeşlerinize sunmuş olduğunuz olanakları (ücretsiz almanca, uyum kursları, eğitim olanakları, diplomalarının kabulü) bizlerden esirgediniz? Neden ev verirken „yabancıya ev yok“ söylemleriyle kapıları yüzümüze kapadınız?

 

(4) İşsizler ve sosyal kasalarımızı soyuyorlar diyorsunuz. Alman iş piyasasının aşırı derecede yabancılara kapalı olduğunu, aynı eğitim seviyesindeki bir yabancı gencin alman akranlarına göre meslek yeri bulma şansının sırf yabancı olduğu için 3 kat daha kötü olduğunu neden söylemiyorsunuz? Yabancıların ekonomiye katkılarından dolayı bir milyon civarında insana istihdam yarattıklarını neden gizliyorsunuz? Sosyal yardım alan yabancıların çoğunun ilticacı olduğunu ve bunların da çalışma olanaklarının olmadığını, sosyal yardım alanların oranının Almanlarda yüzde 3-4, yabancılarda yüzde 8 ve Alman kökenli Rus göçmenlerde yüzde 20% olduğunu neden dürüstlükle açıklamıyorsunuz?

 

(5) Müslüman kültüre sahipler ve camilerinde kin ve nefret vaazları veriyor ve terrörizmi destekliyorlar diyorsunuz. Neden müslüman olmayanların içinde, hatta Alman toplumunda da aynı derecede ve oranda radikallerin olduğunu neden unutuyorsunuz. Örneğin aşırı sağcıların arasındaki suç işleme oranı yüzde 30’larda olduğunu, 2000-2006 yılları arasında bu kesimde suçların yüzde üç yüz (300) arttığını  ve sadece 2006 da 912 sırf yabancı oldukları için aşırı şiddete uğradıklarını kimden gizliyorsunuz?

 

Dilek ve temennilerimiz odur ki, dürüst olalım ve ırk, din, dil, cinsiyet ayrımı yapmadan doğruları söyleyelim. Tek taraflı suçlamalarla toplumu germeyelim ve içinde yaşadığımız toplumu hep beraber daha ileri seviyelere götürme çabası içerisinde olalım.

 

Elbette biz her türlü şiddete, ayrımcılığa ve düşmanlığa karşıyız. Biz birey olarak görevimizi yapalım ve sorumluluklarımızın bilincine varalım. Yalnız sizde medya mensupları olarak ve demokrasilerin olmazsa olmaz kabul ettiği dördüncü güç olarak sorumluluğunuzun bilincine varın. İnsanlara potansiyel suçlu damgası vurarak ve hedef göstererek toplumu germeyin ve psikolojik baskı uygulamaktan vazgeçin. Bu tür psikolojik baskılar ve bilinç altına yerleştirdiğiniz korkular nedeniyle sadece türk toplumu bireylerinin ve diğer „yabancı“ saydığınız insanların değil, aynı zamanda almanlarında sağlığını bozarak ülke ekonomisine milyarlarca zarar verdiğinizi hatırlatmak isterim.

 
 
Geolokalisierung