Ruhr Veliler Birliği - ELTERNVEREIN RUHR e.V.
  Bir milletin ...
 

Bir milletin uyuşturulduğu anlar

Dr. Ali Sak

Bilindiği gibi ülkemizde son yıllarda nisan ayının son haftalarında „Kutlu Doğum Haftası“ adıyla Hz. Peygamberin doğumu kutlanmaktadır. Özellikle son bir kaç yıldır “Kutlu Doğum Haftası” giderek artan bir organizasyon ve katılımla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk  Bayramı’na alternatif bir kutlama olarak tüm toplum katmanlarına yayılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı Kutlu Doğum Haftası’nın 23 nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına alternatif bir kutlama olmadığını vurgulamak ve bu gibi değerlendirmelere yol açmaması nedeniyle 2008 yılından itibaren 14-20 nisan tarihleri arasında yapılacağını açıklamıştı.

Diyanet İşleri Başkanlığı´ndan konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

“Asırlardır müslümanlar, yüce yaratıcının son mesajını insanlara duyurmak, öğretmek ve mesajın içerdiği konularda insanlara örneklik etmekle görevlendirilen Hz. Peygamber´in hayatını araştırmaya ve öğrenmeye büyük önem vermişler, bu amaçla O´nun doğumunu, miracını ve irtihalini anlatan şiirler, naatlar, mersiyeler kaleme almışlar ve ciltler dolusu kitaplar yazmışlardır. 1989 yılına kadar ülkemizde Hz. Peygamber´in doğumu, Kameri Takvime göre Rebi´ül Evvel ayının 12. gecesinde camilerde mevlit, Cuma günü de hutbe okunarak ve vaazlarda konu halkımıza anlatılarak Mevlid Kandili adı altında kutlanmıştır. Yüce dinimiz İslam´ın inanç, ibadet ve ahlak prensipleri konusunda halkımızı doğru/sahih bilgilendirmeyi, manevi ve ahlaki değerlere bağlılığı arttırmayı amaçlayan...Hz. Peygamber´i bütün yönleriyle daha iyi tanımayı, tanıtmayı, anlayıp anlatmayı, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrıyı güncelleştirilerek hayatımıza yansıtmayı, güzel ahlakını davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapmayı, toplumda peygamber sevgisini yaymayı, birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı ve yardımlaşma duygusunu güçlendirmeyi, bu vesile ile toplumu din konusunda aydınlatmayı, İslam´ın mesajını...bilimsel ve anlaşılabilir bir üslup ile ulaştırmayı hedef olarak belirlemiştir. Hazret-i Peygamber´i ve O´nun insanlığa takdim ettiği değerleri, İslam´ın aydınlık bilgisini/mesajını doğru ve sahih bilgiler ışığında, seçkin, güvenilir ve alanında ehil şahsiyetlerin katkılarıyla vatandaşlarımıza daha etkili ve yaygın bir şekilde anlatmak/tanıtmak amacıyla, ilk defa Başkanlık ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında Kameri Takvim, 1994 yılından itibaren de, Peygamberimizin Miladi doğum günü olan 20 Nisan tarihi esas alınarak Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri yapılmaya başlanmıştır...Bu haftanın önceki yıllarda 20-26, 16-22 Nisan gibi tarihlerde yapılmasının, Milli Bayramımız olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı´na alternatif kutlama olarak gösterilmesi gibi hiç de doğru olmayan bazı değerlendirmelere yol açması veya böyle algılanmayı besleyen bazı tedahüllerin bulunduğunun görülmesi üzerine, Başkanlığımızca etkinliklerin il ve ilçelerde mülki amirlerin onayı dahilinde, müftülerin başkanlık ettiği komitelerin yönetiminde ve Başkanlığın ilgili genelgelerine uygun olarak 14-20 Nisan tarihleri arasında yapılması ve bu tarihlerin dışına taşınmaması karar altına alınmıştır.“ (http://www.tumgazeteler.com/?a=2678935)

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yukarıda ki açıklamasından yola çıkarak Hz. Peygamberimizin (s.a.v) doğumunu ve hayatını araştırmayı kendimce önemli gördüm ve uzmanlık alanım olmamasına rağmen konu üzerinde biraz olsun beyin hücrelerimi çalıştırmaya karar kıldım. Zira, İslam dini şeyhler veya din adamları sınıfı sultasında olmayıp Diyanet İşleri  Başkanlığı’nın da söylediği gibi “yüce dinimiz İslam´ın inanç, ibadet ve ahlak prensipleri konusunda halkımızı doğru/sahih bilgilendirmeyi” bilim adına, kendi prensiplerim ve mensubu olduğum Türk milleti adına bir borç olarak görüyorum.

Ve gene Diyanet İşleri Başkanlığı’nın söylediği gibi buradan konunun uzmanlarına “İslam´ın mesajını, Peygamber´imizi merkeze alarak, yediden yetmişe toplumun her kesimine bilimsel ve anlaşılabilir bir üslup ile ulaştırmayı” kendilerine hedef olarak belirlemelerini öneriyorum. Ve gene aynı başkanlığın söylemini özümseyerek “İslam´ın aydınlık bilgisini/mesajını doğru ve sahih bilgiler ışığında” insanlara anlatmak amacıyla konuya deginmiş bulunuyor, Diyanet İşleri Başkanlığının icraatlerinin ise söylemlerinin tam aksine olduğunu şaşkınlıkla izliyorum.

Konumuz, Hz. Muhammed’in doğum günü kutlaması olduğu için, elbette önce kaynaklara göre Hz. Peygamberin ne zaman doğduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Edindiğim bilgilere göre İslam dininin peygamberi olan Muhammed bin Abdullah'ın (s.a.v) doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Halk arasında Mevlit kandili (ya da Veladet Kandili veya Mevli en-Nebi) olarak da bilinir. İslamın ilk klasik dönemlerinde (Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi) kandil kutlamaları uygulamada yer almadığı için geçmişi de pek eskiye dayanmaz.

Kaynaklara göre Mevlid, "doğum zamanı" demektir. İslam'da Muhammed'in doğum günü farklı mezheplerde farkli zamanlarda kutlanır. Sünnilerde Rebiul-evvel ayının 11.sinden 12.sine bağlayan gece, Şiiler 17. günü Mevlid günü ve 17'ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da Vahdet Haftası ilan etmişlerdir. Yukarıda da belirttiğim gibi esas itibariyla kandil geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet değildi. Kandil geceleri çok sonradan, takriben hicri 3. asırdan itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren de bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını aldığı söylenmektedir.

 Pekala Hz. Peygamberin doğum günü olan 12nci Rebi ül evvel (Sünnilerde) veya 17nci Rebi ül evvel (Şiilerde) miladi takvim olarak hangi zamanlara denk gelmektedir? Bu konuda gene yukarıda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamasında geçen bölüme bir daha göz atalım: “...ilk defa Başkanlık ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında Kameri Takvim, 1994 yılından itibaren de, Peygamberimizin Miladi doğum günü olan 20 Nisan tarihi esas alınarak Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri yapılmaya başlanmıştır.” Pekala 1994 yılında miladi takvime göre 12 Rebi ül evvel gerçekten de 20 nisana mı tekabül ediyor? İyiki internet çağında bilgiye çok çabuk ve kolay bir şekilde ulaşma imkani olan bir çağda yaşıyoruz ki bu konuda yapmış olduğum kısa bir çalışmadan sonra 1900-2015 yılları arasında Mevlid kandili Rebi ül evvel’in hangi miladi tarihlere tekabül ettiğini gösteren bir tablo buldum .(http://www.nkfu.com/mevlid-kandili-tarihleri-1900-2015-yillari/).

Bu tabloya göre 1996 (hicri takvim 1415) yılında 12 nci Rebi ül evvel 18/19 ağustos perşembe/cuma gecesine denk geliyor. Demek Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamasında ya bir yanlışlık ya da bir anlaşmazlık var. Belki yıl olarak yanlış aktarma olabilir düşüncesiyle hangi yıllarda Mevlid kandili nisanın son haftasına denk geldiğini merak ettim. Tabloya göre Rebi-ül evvel 1907 (24/25 nisan), 1940 (19/20 nisan), 2005 (20/21 nisan) yıllarında nisan ayının son haftasına denk gelmiş.

Bakalım bundan sonraki yıllarda Hz. Peygamberin (s.a.v) gerçek “doğum haftası etkinlikleri” Din İşleri Başkanlığı tarafından ne zaman kutlanacak? Gerçek Mevlid kandili döneminde mi yoksa uyduruk bir tarihte mi?

Burada belirtmekte fayda vardır. İslam dininin son Peygamberi’in (s.a.v) doğum gecesi, yani Mevlid kandili öngörülen tarihlerde her yıl 10 gün geriye alınarak kutlanmakta. Fakat son yıllarda uygulananan “Kutlu Dogum Haftası” her nedense Hz. Peygamberin doğum gününde değil de her yıl nisanin son haftasında kutlanmaktadır. Bunun nedenini ben açiklamakta zorlanıyorum. Neden nisanın son haftasında? Gerçekten 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na alternatif bir kutlama olarak mi topluma bu şekilde lanse ediliyor, yoksa başka nedenleri de varmı? Tüm dini özel günler gibi Mevlid kandili de her yıl hicri takvime göre yaklaşık 10 gün geriye alınıyorsa “Kutlu Doğum Haftası” neden sabit tarihlerde kutlanmakta? Yoksa bu haftanın din ile bir bağlantısı yokmu?

Tarihlerden de belli olduğu gibi “Kutlu Doğum Haftası” kesinlikle Hz. Peygamberin doğmuş olduğu günlere tekabül etmemekte. Pekala bilmediğimiz başka bir nedeni olabilirmi? Toplum olarak biz din otoriterleri tarafından yanlış mı yönlendiriliyoruz? Pekala, siz kendi kendinize hiç “Neden Kutlu Doğum Haftası” sabit tarihlerde olarak kutlanıyor diye sordunuzmu? Yoksa siz sadece size söylenenlere göre yönlendirildiniz mi? Peki bu tarihlerde doğan bilmediğmiz haşa başka bir ‘peygamber mi var acaba?

The Economist Dergisi 6 mart 2008 tarihinde “A farm boy on the world stage” (Dünya sahnesinde bir köylü çocuğu) başlığı altında şu sözlere yer vermişti: "A ’prophet’ who finds honour, and some suspicion, in his own country: Fethullah Gulen" "(Kendi ülkesinde şerefle ve biraz da şüpheyle karşılanan ’peygamber’). The Economist’in bu övgü dolu yazısı ve deyimi Gülen grubu tarafından kendi sayfalarında tekzip edilmekten ziyade reklam için kullanılmakta (http://gulenlibrary.org).

Fethullah Gülen, 27 Nisan 1941'de, Erzurum ili, Hasankale (Pasinler) ilçesi, Korucuk köyünde dünyaya geldi. Şimdi anladınızmı biz bir hafta boyunca “Kutlu Doğum Haftası” münasebetiyle kimin doğum gününü kutladığımızı ve neden bu hafta her yıl nisanın son haftasında kutlandığını?

 
 
Geolokalisierung